
Çilek tadında bir hayatım vardı. Hep de böyle geçecek diye
umuyordum küçücükken, bu çilek tadında hayatıma çok takılmıştım büyüyememiş hatta
bir çilek gibi kalmıştım...
Yol almam ve çilek tadından ayrılmam uzun zaman aldı. Zorlandım,
yoruldum çünkü ben bir çilektim ve çilek tadında sohbetlerim çilek tadında
sesim vardı. Kuşkulu ve ürkek tavırlarım hatta vardır ya çileğin üstünde
pütürcükler onlara sığınırdım onları kalkan yapardım dışarıya karşı. Sonuç
olarak ben bir çilektim. Dışarıdaki soğukluğu bilmiyordum, çilekler soğuğu sevmez
ki soğuk...